Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in kendini beğenmişliği !!

Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in kendini beğenmişliği !!

Merhum Necip Fazıl Kısakürek hakkında  az biraz bişeyler  duymuş  olanlar, O’nun hakkında  söylenenlerden, nasıl bir  kişiliği  olduğu hakkında  fikir  sahibi  olurlar. Eğer Üstad ile  hatırası  olan birinden dinlerseniz, o  zaman  teşhis  konumuştur : “Üstad Kendini Beğenmişin Tekidir”

Tabi böyle söylense de,  hiçkimse teşhisin başındaki Üstad ifadesini kaldırmaya  yeltenemez. Bilir ki O gerçek bir üsttaddır. O büyük bir  fikir adamıdır. O yılmayan bir  dava  adamıdır.  Hasretini çektiği aksiyon gençliğini yetiştirmek için çalışırken, tam bir aksiyon adamı olarak yaşamıştır.  Durmamıştır, yılmamıştır. Ama  olsun o yine de  kendini beğenmiştir.

Tren istasyonunda  treni kaçırdığını gören birisi durumu sorduğunda “Kovdum gitti” diyen, treni kaçırmışlık aczini kendine yediremeyen bir Üstad‘dır O.

Çocukluk fotoğrafında elinde kırbaçla duran, dedesinin en sevdiği torunu olma ruhuyla büyümüş bir Üstad‘dır  O.

Kılık kıyafetine muhteşem bir dikkat gösteren, kendi  zekasını bulamadığı herkesi  küçümseyen bir Üstad‘dır O.

Konferans vermek için gittiği salonda boş sandalye görse, konferansa başlamayan bir Üstad‘dır O.

Neyseki bunlar  herkesin bildiği şeyler ve  çoğaltılabilir.. Gelin ben size  Üstad‘ın diğer bir yanını göstereyimde utanalım hep beraber ettiğimiz  tevazudan. Bu yazıyı kaleme  almamın  asıl maksadı da  budur  alsında. Sosyal yaşantısında, birebir diyaloglarında, tam bir  benlik abidesi  gibi  görünsede, davası ve davasında  onunla  beraber  olanların karşısında  ne  hale  geliyor onu görelim hep beraber..

İlk  olarak büyük eseri “İdeolocya Örgüsü” ve  eserinin  başı..  Bakın ne diyor.

Fikirde, sanatta, anlayışta, anlatışta, buluşta, tutuşta, dağıtışta, toplayışta ve nihayet yaşamaya değer hayatın ölçülerini billûrlaştırma işinde, dünyanın en büyük adamı olmak isterdim; nefsim için değil  de, sırf O’nun ümmetinden en hakir ferde düşen liyakat payını ve üstünlük derecesini göstermek için..  [1]

Dünyanın en büyük adamı olmak isterdim diyen adama bu isteğinin sebebi  sorulunca  cüceleşiyor bütün dünya..

Peki aynı adam bunca kişinin  kendisini kendini beğenmiş biri olarak görmesine rağmen, haberdar değil midir  bunca  şeyden?. Olmaz mı efendim… Bir  gazeteci kendisine  bu soruyu yöneltme cesareti buluyor:

-Kendinizi beğenir misiniz ?

Necip Fazıl : Kimse beni, beğendiğim taraflarımda benim kadar beğenemez! Beğenmediğim taraflarımda benim kadar çekiştirip paylayamaz! [2]

Burası  bile bir  kendini beğenmişlik değil midir ?  Ne yapılması gerekecekse en iyi ben yaparım demek değil midir bu? Ama  olsun “Ben yanlışımı bilir ve hak ettiğim cezayı kendime  keserim” demekte bir  başka yiğitlik doğrusu.

Bu duyguları O‘na çok görmemek lazım. Gerçekten ömrünü başarılarla  süslemiş, çocukluğunu Paşa  olan dedesinin yanında  şımartılarak geçirmiş,  çocukluğunun büyük kısmını  babasından şefkat görmeksinizin zavallı annesinin yanında, dedesinin diğer  torunlarına verdiği  harçlıklardan misli misli  fazla alarak geçirmiş. Davasını uğruna  İş bankası müfettişliğini, Felsefe bölümünde öğretim görevlisi olduğu poziyonu, bıraktıktan sonra kazandığı paranın 8-10 katı fazla  maaşı  tepmiş bir adam..

Dergi  çıkarmış, daha  iki yılını  doldurmadan  onlarca kez  mahkemeye  çıkmış, yılmamış  devam  etmiş..Yüze  yakın eser  bırakmış, milyonlara  ulaşmak için memleketin birçok şehrini adım adım gezmiş bir kahramandır O.

Şeyhi Abdulhakim Arvasi Hz’lerini tanımadan önceki hayatını

Tam otuz yildir saatim islemis ben durmusum;
Gokyuzunden habersiz, ucurtma ucurmusum     diyerek ifade  etmiş bir yıldızdır o..

Mekanın cennet olsun Üstad..

 

Salih Kartal
12.01.2012

 


[1]Necip Fazıl Kısakürek – İdeolocya Ögüsü –  İkinci Baskı Takdimi – 1973

[2] -Necip Fazıl Kısakürek – Konuşmalar – Sayfa 37

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>