Tasavvufta Şathiyyelerin Anlaşılması (Makale İnceleme)

Tasavvufta Şathiyyelerin Anlaşılması  (Makale İnceleme)

 İlgili makalenin indirme linkine sayfa sonunda ulaşabilirsiniz.

Modern dünya inancımıza ve adetlerimize taalluk eden her meselede olduğu gibi Tasavvufî hayata da bir takım arızalar bulaştırdı. Tasavvufî hayatı hakkıyla yaşayabilenlerin sayısı gittikçe azaldı. Bu defa hakiki manada tasavvufî hayatın anlaşılması ve anlatılması da zorlaştı.

Üç farklı anla-ya-mayış ya da arızalı anlayış biçiminden ilki modern zihinlerin algılamakta zorlandığı, ikincisi İslamî ilkelere dayandığı iddiasıyla tasavvufun reddedildiği ve üçüncüsü gerçekten anlamak isteyenler için bazı noktalarda anlamanın zorlaştığı, hakikatle çelişiyor gibi görünen durumlar.

İlk iki arıza konumuz dışında. Ancak üçüncü anla-ya-mayış biçiminin en uygun örneği de “şatahat” dediğimiz anlaşılması zor sözlerin sadır olduğu haller. Hallac-ı Mansur’un “ene’l-Hak” deyişi, İbn Arabî’nin “Sizin taptıklarınız benim ayaklarımın altındadır” sözü bunlara örnek niteliğinde…

“Şatahât İbarelerinin Anlaşılmasına Doğru Metodik Bir Deneme” isimli bu çalışma aslen bu meseleyi aydınlatmak maksadıyla kaleme alınmış. Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu tarafından hazırlanan çalışmada “şatahat”ın sözlük anlamına dair izahlardan sonra “Sufîlerin yaklaşımı” başlığıyla geniş bölüm karşılıyor bizi.

Mutasavvıfların yaklaşımı temelde ikiye ayrılıyor. Birinci görüş, şatahata sebep olan sekr halini, tasavvufi merhalelerde işin bidayetinde olanların düştüğü bir durum olarak değerlendirir. Yani bu görüşü benimseyenler “manevi makamı düşük olması sekr halinde onun ağzından bu kelimeler çıkmazdı” yaklaşımına sahipler.

Bir diğer görüş ise şatahat haline makamı âli olan kimselerin ulaşabileceği görüşüdür. Örneğin Mevlâna “sarhoşluk halinde söylenen sözleri daha tatlı ve daha neşeli” bulur. “Manevî sarhoşluğa gark olmadan söylediği sözleri tatsız-tuzsuz” olarak nitelendirir.

“Benlikten sıyrılmışlık olarak okunması durumu” diye değerlendirebileceğimiz ikinci gurubun izahlarından biri şöyle : “Her şeyden önce şatahât, sûfînin kendi benliği de dâhil bütün mâsivâdan uzaklaşma anlamında gaybet ve fena halinin eşiğinde söylenen ifadelerdir. Bu halde iken deneyimi yaşayan kişinin hislerine hâkim olan bir takım müşahede ve hakikatlerin, sıradan dil kalıplarıyla ifadesi hayli zordur, hatta kimi zaman imkânsızlaşır. Bu sebeple de sûfîler hallerini işaret veya sembollerle ifadeye yönelmişlerdir.”

Bu görüşe sahip kimselerden diyebleceğimiz Hz. Mevlana kenedine has üslubu ile Hallac-ı Mansur’un idamını eleştirir ve şöyle der :

Ben Hakk’ım (ene’l-Hakk) sözünü sen söylemedin,
O’nun şarabının esintisi söyledi; a Hoca Mansur,
İş böyleyken neden darağacındasın?

 

Farklı yaklaşımlara dair görüşleri çalışmada inceleme fırsatı bulacaksınız. Ancak çalışmada şathiyelerinden tasnife tabi tutulduğunu bildirmekte fayda var :

Şöyle ki;

A-Akıl zemini açısından problemli şathiyyeler,

1-Fıtrata ve edebe aykırı görünen şathiyyeler

2-Tevili kolay şathiyyeler

3-Tevili nisbeten zor şathiyyeler

 

B-İman ve İslâm zemini açısından şatahât ibareleri

1-İman açısından küfrü lüzum ettiren şatahat ibareleri

2-Tevili nisbeten zor gibi görünene şathiyyeler

3-Açıklaması kolay olan şatahat ibareleri.

 

Bu tasnifi verdikten sonra hem tasnif hemde çalışmanın geneline dair şahsi kanaatimiz ile bitirelim:

Çalışmanın özellikte sufilerin yaklaşımları bölümü meseleyi anlamak açısından önemli ve diğer başlıklara nisbeten detaylı malumat arzediyor. Genel olarak epey faydalı olduğunu söylemenin mümkün olduğu çalışma, maalesef tasniflerinde ve tasniflere verilen örneklerde çok doyurucu değil. Yine de çalışma içerisinde ismi geçen birkaç eser vesilesi ile bu eksikliği okuyucuların tamamlamasına kolaylık sağlayıcı olacağı ve bundan ötürü tavsiyeye şayan bir çalışma olduğunu söylemek hakikatin ifadesi olacaktır.



 

Salih Kartal
19.01.2015

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>