Sinelerdeki Tozlara Üfleyelim!

Sinelerdeki Tozlara Üfleyelim!

Modern dünyanın unuttudukları, uzaktan-yakından dini hassasyetlerimizi, bizleri kaba/softa bir hâle getirene kadar dur diyen olmadı. Olduysa da belki lokal, kısıtlı bir kiteleye hitap etmekten öteye gitmedi/gidemedi.

Peki bu “yitirmişlik” sürecinde bizerin ahvâli “değişim” olarak mı yoksa sadece “sindirilmişlik” olarak mı okunmalı? Başka bir ifadeyle, bizler özümüzü kaybetmiş durumda mıyız? Ya da bu durum modern dünyanın hareketli mahzenlerinde beklemeye alınmış durumdaki bir inanç olarak mı okunmalı?

Bu milletin mayasındaki imanın gün yüzüne çıkması mümkün mü ?

Bu suallere “değişim” değil “gücünü yitirmişlik” ve “tabi ki imanın modern dünyaya karşı gür bir seda ile ‘burdayım’ demesi mümkündür” cevabının çoğunlukta olduğu malûm.

O halde sadece bekleme evresince tozlanmış olan sinelere, imanlı yüreklerden bir nefes vermek icâp ediyor. Tüm yapılması gereken bundan ibaret..

Emek harcamadan hiçbir “güzel”in vücûd bulmayacağını herkesin yakînen bildiği şu sebepler aleminde, bir iman katresinin gün yüzüne çıkması her türlü gayreti hak etmiyor mu?

Bir eli tut, bir gülümse, bir selam ver, bir davette bulun, bir dua et, korkma, çekinme, imaknları değerlendir, kendini bil, kendisini bildir…

Göreceksiniz… Şaşıracaksınız…

Olmaz dediğimiz, kurumuş zannettiğimiz sineler fidan verecek, gönüller yeşerecek, alınlar secdeye yükselip kalpler kıbleye dönecek…

Neyi anlatmak istediğimi tecrübe etmiş olanlar anladılar şüphesiz.

Uzak gördüklerimizin “size gelerek” yakın olması duasıyla..

Salih Kartal / 12 Ocak 2014 – Ankara..

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>