Sibel Üresin varmış/yokmuş..

Sibel Üresin varmış/yokmuş..

Geçtiğimiz hafta bir haber manşetinde görmüştüm önce adını. Biri geldi yarın yine gider diye düşündüm. Sonra başka bir haber sitesinde gördüm, yurtdışında haber olacak hâl aldığını öğrendim. Sonra birde baktımki bi tv programında boy gösteriyor. Nedir bu hanfendinin derdi diye düşündüm ve dinledim bir süre..

Sibel Üresin, bazı fikirler atmış ortaya, programın izlediğim kısmında hep Hadis-i Şerif yada Ayetlerle konuşuyormuş izlenimini alıyorsuuz. Bazen öyle ifadeler kullanıyorki ” Bu tam şeriat istiyor yahu” diye geçiriyiorsunuz içinizden. Ama  programa o kıyafetle, tesettürüne dikkat etmeksizin çıkışı ile, aktarmaya çalıştığı fikirler arasındaki çelişki dikkat çekiyor ilk etapta..

Hanfendi kitap yazmış, “Çok Eşlilik mi Oda ne?”. Böyle bir kitap yazınca sansasyonel konuda bunun üzerine kuruluyor elbette. Örneğin manşetler ” Eşime bir arkadaşımı gösterdim evlenmesi için, kabul etse boşanmayacak, kuma olarak kabullenecektim” sözünü yazıyordu.

Hanfendide güzel bir fikir var aslında. ” Bu ülkede zina suç değil, hal böyle olunca memeleketin birçoğu eşini aldatarak çok eşli bir hayat yaşıyor. Madem durum böyle, o halde “çok evlilik meşru olsun, yasalar tarafından tanınsın”. Sokakta giden bir kadın erkek tutulup ilişkiniz nedir diye sorulunca “metresim” deseniz suç olmuyor, anacak “imam nikahlı eşim” derseniz suçlu oluyorsunuz. Benim itirazım buna. “ diyor.

Böyle fikirleri olması güzel ancak bu fikirleri sunan kişilerdeki diğer problemeler ekranalara yansıyınca problem oluyor.. Bizide tam olarak burası ilgilendiriyor ve halka açık yerlerde konuştuğu şeyleri bizde sizlere duyurarak vazifemizi yerine getirmek istiyoruz..

Sibel Üresin’in katıldığı başka programlardan kesitler sunalım şimdi..(videoları nette kolaylıkla bulabilirsiniz.)

  • Bir programda, konu eşine gösterdiği arkadaşından açılınca, evinde haremlik selamlık olduğundan bahsediyor. Seyircilerden bu çağ dışı !! davranışa itiraz gelince hanfendi ne desin.! Özet ve anlam olarak “Efendim orası benim evim kimseyi ilgilendirmez. Ama dışarıda iş görüşmelerimde erkeklerle aynı masada da oturuyorum, beraber sohbette ediyoruz. Ben erkek hastalarımla (teke tek olsa gerek) terapiye de giriyorum. Evim benim özel alanım, işim başka evim başka”
  • Katıldığı programlar ve fotograflarına baktığınızda makyajı ve giydiği kıyafetleri göz önünde bulundurmanız önemli tabi. Örneğin bir bayan bilekleri ile dirseğinin arasındaki bölgenin yarısını ve o bölgedeki ziynet eşyalarını gösteriyorsa çok hoş bir durum değildir. E bizene canım onun şahsi günahından!! Evet ama o kıyafette Kur’an ahkamından bahsediyor olması bize yeterince ilgilendiren bir hale getiriyor..
  • Katıldığı bir başka programda karşısında çok sert başka bir hanım var. Yuvarlak masa etrafında başka erkeklerinde bulunduğu bir sorguya tabi tutulmuş.. Sorular eşine evlenmesi için gösterdiği arkadaşından yola çıkarak, iki tanede olsa kabul edermisinize kadar gidiyor. Soruya cevap evet olunca feminist duygular kabarıyor, sert itirazlar alıyor. Bu sefer hanfendi Kuran’ı Kerimin hükümleri arkasına sığınmaya çalışsada iş işten geçmiş oluyor ve ” sizene efendim, müslümanlığı ister yaşarım ister yaşamam, ben bu ülkede din emirleriyle yaşamak istemiyorum belki” itirazı ile iyice köşeye sıkışıyor. Çıkıp o tür programlarda sıkıştığın yerde “Ama Kuran böyle buyuruyor efendim, bu benim sözüm yada fikrim değil” demesinin sökmeyeceğini bilmesi gereken hanfendiyi bundan sonraki programlarda mantıklı itirazlar bulması konusunda uyaralım acizane..Zaten bir  programda bir  sunucu ” Efendim böyle  tartışma imkanı olmazki, biz  size ne desek siz Ben değil Kur’an diyor  diyeceğiniz için biz aksi soru dahi soramıyoruz. Hep böylemi olacaksınız” diye  sormadan edemiyor..
  • Unutmadana hanfendi terapistmidir, psikologmudur nedir, ona göre sorular sorulunca kadın erkek arasındaki ilişkiler üzerine çok soru geliyor.. Birbirlerini anlamaları konusunda gelen sorularda konu cinselliğe geliyorki erkek erkeğe gizli bir yerde konuşmaktan haya edilecek şeyleri erkek ve bayanların bulunduğu bir stüdyoda, milyonların izlediği bir program esnasında konuşabiliyor olması ayrı bir mide gerektirir kanaatindeyim.. (Yakında o videoda cımbızlanmış olarak medyaya düşer yada düşmüştür sanırım )

Neyse dediğimiz gibi hanfendinin güzel olan bir iki fikri karşısında yaptığım kısa bir ” Kim Bu Kadın” araştırmasının neticesinde karşılaşılmış durumları aktardım size kısaca.

Sibel Üresin Hanfendi. Güzel fikirleriniz üresin, çoğalsın, türesin ve gerçekleşsin.. Batıl söylemleriniz, uygunsuz davranışlarınız çürüsün bitsin tükensin..

İnsan işte.. Bir varmış bir yokmuş.. Sözler vezirde eder, rezilde.. Tebrik ederken yazık dersiniz bazen birilerine..

Kusurlarımız varsa affola

Salih Kartal – 11.07.2012

 

2 Yorum

  1. Nereden bakarsanız bakın modernite düşünce ve kavramlar islami ilimler dışında okuyanları sarmalıyor. Ortaya bir karışık salata sonuç itibari ile.
    Biraz Kur-an, biraz bilimsellik derken aslında biliminde kur-an dan çıktığını unutarak
    ” Meslek ” adı altında popülarite arayanlar !
    İzledim o programını, donduk kaldık. Pes dedirtti.

    Güzel bir uslupla kaleme almış, ayrıntıları güzel yakalamışsınız. Tebrik ederim.
    Saygı ve hürmetler

    • Teşekkürler..

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>