Seyda Hazretlerinin Hayatı – Dr. A. Selahaddin Kınacı

Seyda Hazretlerinin Hayatı – Dr. A. Selahaddin Kınacı

Kitabı yeni okudum. Bir yakınımda  gördüğüm kitabı merakla  açtım.. Çünkü daha  önce Seyda Hazretleri ile ilgili hiç kitap okumamıştım.Kitap çok satmış, çok meşhur  olmuş bir  kitap değildiye düşündüm. Kitap hakkında sizlerle birşeyler paylaşım diye  kitabın resmini  bulamayınca bu fikrimin doğrulu ortaya çıktı. kapakta kullandığım resmide  kendim çektim.  Ama sevindirici  bir  haber  varki oda bu  kitap hakkında  daha  önce bir  yazının yazılmış  olması.. Onu  aynen  sizlere  aktaracağım ancak benimde  bir iki kelam etmem uygun olacaksa  eğer ;

Kitap kesinlikle  okunması gereken kitaplar  arasına  girebilir.  Seyda Hazretleri, yaşadığı döneme ismini altın harfler ile yazdırmış bir isim. Menzil yolunun yürümesinde de mihenk taşlarından birisidir. Hayat anlayışı, kerametleri, ilme ve tarikata verdiği önem, insanlara nasıl faydalı olduğu, ne çileler  çektiği hakkında  kısa  kısa  bilgiler  bulabileceğiniz  kitap  sizi  sıkmayacaktır.

Kitabın sonunda Vehbi Vakkasoğlu, Fehmi Koru, Hekimoğlu İsmail, Merhum Muhsin Yazıcıoğlu gibi  isimlerin hakkında  yazdıkları ise bütünlüğü sağlamış..

Bendeki baskısında  gördüğüm tek eksik özenle  hazırlanmamış  olduğunu görmemdir. Gerek imla kuralları, gerek sayfa düzeni açısından eksik  olsada okuduğunuzda aklınızda çok şeyin kalması  adına  faydasını herzaman göreceksiniz.


 

Buda  hakkında  yazılmış diğer  yazı..   Buyruun

Dr. A. Selahaddin Kınacı, bizlere ‘Gül Nesil 63 Yıl’ ile Asrı Saadet’ten günümüze yansıyan bir gül kokusu sunuyor..

Gül olanın aslı güldür

Nesebi Peygamber (s.a.v.) Efendimize dayanıyor. Seyyid Muhammed Raşit Hz. 1930 – 1993 yılları arasında yaşamış alim, abid bir Mürşid-i Kamil idi. Allah’ın Kemal sıfatının izlerini duruşunda, cemal sıfatının izlerini gül yüzünde taşırdı. Ehl-i Beytin nadide güllerinden olan Seyda Hz. Sadat-ı Kiramın göz bebeğiydi, Ehlullahtı. Bölgedeki yaygın bir gelenekten dolayı Seyda ismiyle anılan Seyyid Muhammed Raşit Hz’nin baba ve dedeleri ilim ve tasavvuf ehli olup Bilvanis Seyitlerindendir. Hz Hüseyin (r.a.) soyundan geldiği için “El-Hüseyni” künyesiyle anılmaktadır. Gavs Hz olarak bilinen Abdül hakiym El-Hüseyni Hz. evlatlarındandır.

Kitap 7 bölümden oluşuyor 

Ailesi ve yaşadığı  yer, menkıbeleri ve kerametleri, sohbet ve görüşlerinden örnekler, ilim ve itikatla ilgili görüşleri, Nakşibendî yoluyla ilgili görüşleri ve uyguladığı edepler, veda sohbeti ve hakkında basında çıkan yazıların bir araya getirilmesiyle 7 bölüm halinde sevenlerine ve bilmek isteyenlere Asr-ı Saadeten bir hayat hikâyesi sunuyor “Gül Nesil 63 Yıl”. Dr. A. Selahaddin Kınacı’nın yayına hazırladığı eser “ Deryayı bir bardağa sığdırmak” mümkün olmasa da işte bu Allah dostunun hallerinden bize haber veriyor.

O’nu seven Onun gibi olmalı

İbadet ve hizmet onun bağlılarına tavsiye ettiği olmazsa olmazlardandı. Kendiside ibadete son derece düşkündü. Hastalığında dahi cemaati terk etmemişti. Görevde kaldığı 21 yıl boyunca insanlar topluluklar halinde onu ziyarete gelmiş ve onun huzurunda doğru yolda sebat edeceklerine dair Allah’a söz vermişler ve tövbe etmişlerdi. İnsanlara tavsiyesi tövbe, namaz, ilim sünneti seniyyeye uymak, kalpten anarak Allah’ı zikretmek ve çalışkan olmaktı. O’nun yaşadığı mekânın bir cazibe merkezi olması ve oraya giden insanların değişmesi maddi bir sebeple açıklanacak bir olgu değil. Bu ancak Allah’ın rahmeti ve Rasulullah’ın ümmetine olan düşkünlüğünün bir tezahürüdür. O’nu seven Onun gibi olmalı. O’nun gibi ibadete, hizmete, ilme yani kulluğa düşkün olmalı.

Kadim İslam geleneği günümüzde bir hayat şekli olabilir mi?  

Evet, bu sorunun cevabı  bugünün şartlarını ve kendi iç sınırlarımızla çizdiğimiz zor yaşam koşullarımızı düşündüğümüzde “Hayır” olabilir ama bu sorunun cevabı “Evet”. Allah’ın rızasını kazanmak daha dünyada iken, hani Hz Ebu Bekir gibi. ” Ben razıyım, Sen razısın” diyerek… Ve Rasulullah’ın sünnetini ihya. Ahir zamanda O’nun bir sünnetini yaşamak maddi manevi bütün hastalıklara şifa iken bir “Allah Adamı” var ki bütün ömrünü sünnet üzere yaşamış. Allah’ın rızası ceddi Muhammed (s.a.v.)’in sevdası üzere.

11265İtikad ve ilmin önemi

“Ey Allah’ın kulu! Bir talebe yetiştirmek bin kişiyi sofi yapmaktan efdaldir. Hele o talebe varisül enbiya olursa… Siz dininizi beldenizde bulunan en büyük âlimlerden öğreniniz. Herkesten fetva sormayın. Çünkü memlekette fetva verecek kimse çok azdır. İlimle meşgul olan kimse dünyada en güzel iş ile meşgul oluyor. İlim olmadığı zaman cehalet olur. Cahilin abidi de sofisi de hüsrandadır. Siz Osmanlı’ya bakınız. Ne idi ne oldu. Sultan Abdülhamid arif-i billah idi. Başa geçer geçmez memlekette talebe yetiştirme seferberliği başlattı.” İtikat konusundaki görüşlerinden biri de şöyledir: “ Din akide üzerine kurulmuştur. Akide olmayınca imanda olmaz İnsanı cehennemden koruyacak tek şey, iman ve itikattır. Müslümanlık ismi almakla hiç kimse İslam olmaz. Rabbül âlemin insanın itikadına bakar.”

Böyle bir insanı tanımak ve manevi sofrasından nasibdar olmak herkesin hakkı diye düşünüyorum. Bu vesile ile Muhammed Raşit Erol Hz’nin hayatını anlatan, Dr. A. Selahaddin Kınacı’nın hazırladığı “Gül Nesil 63 Yıl” eserini herkesin okumasını diliyor ve tavsiye ediyorum.

 

Tuğba Kaya bildirdi

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>