Neydi bilmediğim?

Neydi bilmediğim?

Neydi bilmediğim?
Bilemediğim neydi?
Bilmemekten bu kadar korktuğum
Ya da ürktüğüm bilemeyecek oluşumdan
Kendisini bilmeyi beklediğim şey, neydi?

“Bilmiyorum.”

Bak, işte kabulleniş benimki,
O kadar ürkmeme rağmen; bilmiyorum.
Bilmemekten o kadar korkuyor olmama rağmen
İtiraf ediyorum işte bak; Bilmiyorum..
– Neredesin bilmiyorum,
– Kimsin bilmiyorum,

Sana “kim” diye mi seslenmeli, o da muamma.
Sana sen mi demeliyim mesela, yoksa “ben”miyim her şey?
Belki de “biz”dir bilmediğim.
Belki sadece bir “şey”…

Bir ses misin, bir duygu mu, umut mu adın yoksa “yokluk” mu?
Sahibi olduklarım mıdır kurtulmak istediğim, yoksa yokluğun mu?
“Yokluğundan kurtulup sana ulaşmak yani…”

Yokluğunu geride bırakmak seninle olmak demek mi, “meçhul”
Seninle birlikteyken sensizliği yaşamaktır belki.
Sen mi dedim ben?
Sen kimsin ki?
“Benim” desen tanıyacağım sanki…

2015 Haziran 20

Salih Kartal

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>