Filistin Davasına İslami Açıdan Bakış

Filistin Davasına İslami Açıdan Bakış

Filistin Toprakları İslâmˈın Kutsal Topraklarıdır.

Kurˈan-ı Kerimˈde yüce Allah (cellecelaluhu):

Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan etafını mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir.[1] buyurmaktadır.

Ayette  bahsi  geçen  Mescid-i  Aksa  Filistin toprakları  üzerindedir.  Dolayısıyla “etrafını mübarek kıldığımız” ibraresi Filistin topraklarını işaret eder.

Kur’an-ı Kerim’de Mescid-i  Aksa ve Filistin topraklarından bahseden başka ayetlerde bulunmaktadır. Biz kısa ve öz  olması  bakımından bununla  yetinirken sizlere diğer  ayetlerden birkaçının numaralarını verip tefsirlerinden de faydalanmanızı  öneriyoruz: Enbiya Suresi 71, Enbiya Suresi 81, Sebe Suresi 18, Kasas suresi 29, 30.

Allah’ın Kitab’ında “necistir” dediği kâfirlerin, “Mübarektir” buyurduğu topraklardan def edilmesi Filistin Davası ise, Filistin Davası Müslümanların’ın davasıdır.

 

Filistin İsra ve Miraç Toprağıdır.

Efendimiz (sallallahualeyhivesellem) “Hüzün yılı “nda en müjdeli bir davet ile Miracˈa çıkmıştır. Miraç içinde yine İsra Suresiˈnin birinci ayetinde bildirildiği üzere Filistin topraklarına gitmiştir. “Kubbetuˈs-Sahra”da mübarek taşın üzerinden semaya  olan  yolculuğuna  başlamıştır.

Ne üzücüdür ki siyonistlerin sinsi  planlarından biride Mescid-i  Aksa  diye KubbetusSahra’nın propagandasını yaparak,  gerçek Mescid-i Aksa etrafında yaptıkları kazı  çalışmaları ile  Mescidi Aksa’yı yıkıp idealleri  doğrultusunda “Siyon Mabedi” diğer,  adıyla Süleyman Heykeli’ni bina etme hedefindedirler…

Server-i Enbiya Hz. Muhammed Mustafa’nın hüznünü sürûra çeviren bir mekân ki, zalimlerin mabedi yükseltilmek isteniyor. O mabede dur demek Filistin Davası ise, Filistin Davası Müslümanlar’ın davasıdır.

 

Filistin Peygamberler Diyarıdır.

Filistin toprakları birçok kaynaktan gelen  nakil ile  ve  siyer  kitaplarının ifadesiyle çok sayıda peygamberin yaşadığı ve  vahyin geldiği bir topraktır. Her vahiyde teslimiyet emri gelmiştir Allah’tan, onca teslimiyet emrinin indiği topraklar ancak “teslim olanlar” yani  “Müslüman”lardır. O halde bin bir zulümle  ele  geçirmeye  çalışanların, zalimlerin, Siyonistlerin elinde  olması  hem  Müslümanlara  hem de  mübarek topraklara zulümdür…

Peygamber diyarına el uzatmak isteyenlere dur demek Filistin Davası ise, Filistin Davası Müslümanlar’ın davasıdır…

 

Filistin toprakları Hz. Ömer’in Müslümanlara emanetidir.

Filistin topraklarını fetheden Hz. Ömer (radiallahuanh)  toprakları cihad eden mücahidlere paylaştırmış, Müslümanlara vakfetmiştir.  Şimdi ise sahabeden mücahidlerin kanları ile sulanan toprakları, bir kısım çapulcu zalimler Müslümanlara zulmederek işgal ediyor.

Muhammed ümmetinin malı olalı 1400 yıl olmuş ve diğer paygamber ve İslâm ümmetininse ezelden beri sahip olduğu toprakları işgal etmek  isteyen zalimler daha dün peydah olmuştur. Tevhidin en büyük düşmanı bu Yahudi toplumunun en şerlisi günümüz İsrail’idir… Davaları yalnız başına Yahudiliği yaşamak olmayan Siyonist zihniyet, başta Filistin olmak üzere dünya Müslümalarının başında püsküllü belâdır…

Peki, Hz. Ömer’in adeta daha iyi korunsun diye Müslümanlara  emanet ettiği topraklar için neler yapabildiğimizi siz tespit ediniz. Fazla zorlanmayacağınızdan emin olabilirsiniz. Öyle ya “Ne yaptık ki ?”

Emanetlere sahip çıkmak hususundaki ayet  bize sahiplenme duygumuzun İslâmî açıdan eksikliğini göstermeye yeterlidir..

“Ey iman edenler! Allah’a ve Peygamberine hıyanet etmeyin ve bile bile size emanet edilen şeylere hıyanet etmeyin” [2]

Bir soru “Siyonist işgalcilerin yaptığı gaspı meşrulaştırmaya çalışmak isteyenler de hainler zümresinden değil midir ?”

 

Ve Mucize Bir Hadisi Şerif

Şimdi nakledeceğimiz Hadis-i Şerif Filistin davasının ehemmiyetini anlamaya  ve Filistinlilerin müjdelenmesi anlamındaki manasıyla birçok soru işaretini kaldırmaya  yetecektir:

“Ümmetimden bir  grup sürekli hak üzere hareket edecek, düşmanlarına üstün gelecektir. Allahˈın emri gelinceye kadar (onların bu cihadı devam eder), kendilerine muhalefet edenlerin muhalefetleri onlara bir zarar vermez.”

Ashab: “Onlar nerededirler Ya Rasulallah” diye sorunca, Efendimiz (sallallahualeyhivesellem) :

“Beyt-i Makdis’te (Kudus’te) ve  Beyt-i Makdis’in çevresindeki bölgelerde.” [3]

Demek ki; Sürekli hak üzere olan bir gurup olacakmış; onların düşmanlarının, onlara zararı dokunmazmış ve bu gurup Kudüs ve çevresinde ikamet ediyorlarmış.

Ne anladık?

Hayır ile şer arasında, İslam’ın teslim olmuşları ile İslâm düşmanları arasında her zaman bir çatışma  olmuştur ve olacaktır. İşte bu çatışmanın toplum boyutundaki sembolü Filistin’dir.

Filistin toprakları oldu olalı devamlı surette düşman tehdidi altında Hristiyanların haçlı seferlerine, şimdide  Yahudilerin  gasp ve  işgaline sahne  olmaktadır. Hristiyan ve Yahudi toplumlarının gözü bu topraklarda iken, onlar ele geçirmek isterlerken, biz, asıl sahipler  ve  emanetçiler olarak vurdumduymazlık ve  yılgınlık içerisinde sadece  seyirci  rolünü  üstlenmemiz kim tarafından, nasıl izah edilebilir?

Artık  şunu  söyleyebiliriz; geçmişte  Hristiyanlar ya da  diğer toplumlar, günümüzde ise  Yahudiler  ile  Filistin arasındaki  bu  çatışma sadece  onların arasında süregelmiş basit bir mücadele değildir. Aksine iki  ayrı davanın yani Müslümanlar ile küfür milletleri arasındaki bir  çatışmadır ve gösterilmesi gereken ehemmiyet de buna binaen günümüzdeki gibi  basite indirgenmiş olmamalıdır.

Filistin ve Mescid-i Aksâ’nın özgürlüğü İslam Ümmeti’nin onurudur.

Salih Kartal


  • [1] İsra Suresi -1
  • [2] Enfal Suresi -27
  • [3] Ahmed b. Hanbel, Müsned, 36/657

 

Yorum Yok

Trackbacks/Pingbacks

  1. Filistin Davasına İslami Açıdan Bakış 2 | tanyurd Hafi - [...] Yazının Birinci Bölümü İçin Tıklayınız 1 dakika önce yazılmıştır. …

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>