Fahreddin Paşa’nın Medine Müdafaası

Fahreddin Paşa’nın Medine Müdafaası

Kitap : Fahreddin Paşa’nın Medine Müdafaası
Yazar : Ferudun Kandemir
Yayınevi : Yağmur Kitapevi

Evlatlarım!

Bir söz verdik. ‘Kutsal şehri isyancılara vermeyeceğiz’ diyerek. Elimizden ne geliyorsa yapmalıyız. Ta ki son mermi, son er ve son kana dek.. Bu azim, bu kararlılık bize dayanma gücü verecektir. Bunu hiç unutmayın! Ümitsiz olmayınız.

Bakın, bayrağımıza iyi bakın. Herhangi bir bayrak değildir o. Şu an devletimizin düşen birçok kalesi var. Ele geçirilen birçok şehri var. Ama burası son kaledir. Devletimizin son direnme noktasıdır. Belki bizim bu gayretimiz diğerlerine de örnek olursa, her yerde ittifak etmiş düşmanlara, yedi düvele karşı koyarız!

Fahreddin Paşa kimdir, ne zaman yaşamış ne iş yapmıştır bilmeyiz biz.. Neden bilelim ki okul kitaplarımızda mı okutuldu ?

Halbuki Atatürk‘ü anlatırken arada “Daha hayatta iken tarih yazan adam” demiştir Fahreddin Paşa için deseydi kitaplarımız bir nebze merak uyanacaktı bizde. Hem sonra öyle çok uzak zanalarda değil.. Çanakkale‘de kurtuluş mücadelesi verilirken Fahreddin Paşa‘da medine müdafası için ter döküyordu bir avuç askeriyle.. Hemde öyle bir aşkla ki anlatmak kolay değil.

Ama bu kitabın yazarı büyük ölçüde başarmış bunu.Neden mi ? Çünkü yazarımızda Fahreddin Paşa ile birlikte oradaymış.Bir sağlık ekibiyle birlikte bulunmuş Medine’de müdafaa döneminde. En sonda ayrılanlar bu sağlık ekibi oluş.. Yani hikayenin başından sonuna oradaymış yazarımız.

Fahareddin Paşa‘ya “Medine Müdafii” mi dersiniz, yoksa “Çöl Kaplanı“mı bilinmez ancak ne derseniz eksik kalır onu anlatmak için, onun Medine aşkını anlatmak için, O’nun hayatını anlatmak için.. Her taraftan gelen “cephede malum düştük” haberleri arasında Medine’ye gönderilir Fahrreddin Paşa. Büyük Cemal Paşadan gelen telgrafla birlikte Mekke emiri Şerif Hüseyin ve çocuklarının planları anlaşılmış, İngilizlere olan yakınlıkları sezilmiş ve isyan başlamadan Fahreddin Paaşa Medine‘ye gönderilmiştir. İsyanlar patlak vermiş, diğer cepheler zor durumda kalmış, Fahreddin Paşa destek ekip alamaz olmuş, açlıktan ordusuna çekirge yedirmiş, kurşunlarını sayarak atmış ama Medine Müdafaası’ndan vazgeçmemiştir. Emir gelmiş “bırak cepheyi” denmiş, “Halifenin imzası yoksa olmaz” demiş direnişe devam etmiş, dayanmış, gayret etmiş, Yeşil Kubbe’nin altında ağlamış, Rasullah’a hizmet etmiş, Mescidi Nebevi’de yatmış, Gönlü Medine’ni bırakmaya gelememiş. İngilizler’le yapılan anlaşma sonucunda bir avuç ordusu sıilahı bırakmak zorunda kalmış, yanına yaklaşmaya korkulan bir Paşa olması hasebiyle kendisi teslim olması istenmiş, birbir türlü yalvarmayla kabul edilmiş, Malta‘ya sürgüne gönderilmiş, vatanına zar zor yıllar sonra ulaşabilmiş ve sonra yeniden başka topraklarda yeni hizmetlere dahil olmuştur..

Bunları yazarken bile kitap tanıtımı yazısı olması hasebiyle ancak bu kadar kısa tutabildim. Yazarken aklıma gelen onlarca hatırasını atladım. Mehmet Akif’in Çanakkale destanını yazış hikayesini, Kutsal Emanetler’in İstanbul‘a gönderilişini de bulacağınız bu kitabı tavsiye ediyorum o kadar.. Başka lafa ne hacet…

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>