Deizm denen inanç nedir ?

Deizm denen inanç nedir ?

Tarihçi yazar Kadir Mısıroğlu‘nun birçok kitabını okudum ve  bundan  sonrada  okumaya  gayret  edeceğim. Bu  kitaplardan birisi - ki  kitabın ikinci  cildi  çıktı-, islamın ilk  günlerinden  günümüze  kadar  gelmiş geçmiş batıl  fikir  ve  akımların meydana  getirdiği  tahrifleri  ayrıntılı bir  şekilde  anlatmaktadır.. İkinci  cildi  özekkille  son  dönem  Osmanlı ve  Cumhuriyetin  ilk  yıllarından  günümüze  gelen  tahrif  hareketlerini  konu  alıyor.. Bu  bölümde  Abdullah  Cevdet Karlıdağ‘ın fikirlerine  reddiyeler arasında  onun Deist olduğuna değinip, bu  fikir  yapısı  hakkında da  kısaca  bilgi veriyor.. Bende  buradan bir  alıntıyla  sizlere  sunuyorum…Umarım faydalı  olur.. 

Yarattğı alemde irâdesi sadece yaratırken vâki olan , daha  sonra  asla  vârid  ve câri olmayan, peygamber görndermeyen yaratıcıyı kabulden ibaret bir telakki.. O  -felsefi bir tabirle söylemek gerekirse- varlık zincirinin en başında mevcut olan yani “illet-i ula” (ilk sebep)‘dır. Tıpkı bir mimarın inşa ettiği bir  bina ile o bitirildikten sonra hiçbir alakası kalmayıp binanın mimar idaresinden münkati’ (ilişiği kesik) olması gibi. Bu teşbih tamda 19 ve yukarısı derecedeki masonların, “yaratıcı” yani Allah hakkındaki inançlarının aynısıdır.

Gerçekten masonlar, Allah’ı “Kainatın ulu mimarı” kabul ettiklerindendir ki, sembolleri pergel ve cetvel gibi alet ve edevattır.Bunun islami adı “mülhidlik” (ateizm) olmayıp “ilahiye”dir ki, bu da sapık fırkalardan birisidir.

“Deizm” tabiri, XVI. yüzyılda Latince “ilah” demek olan “Deus” kelimesinden türetilmiş ve “mülhid” (ateist) yani Allah diye bir mefhum tanımayanlara karşı kullanılmıştır.Zira onlar, bir yaratıcı  kabul ediyorlar; fakat bu kabul, semavi dinlerdeki hiçbir kabule benzemiyordu.Bu sebepledir ki, kilise sapık telakki ettikleri desitlerden kendilerini tefrik için Yunanca yaratıcı manasındaki “theos” kelimesinden türettiği “teist” kelimesini benimsemiştir.

Deist görüşü ilk olarak müdafaa eden filozof John Taland (1670-1722)’dir.Vahyin yerine aklı koymuş ve “illet-i ûlâ” (ilk sebep) inancını da inkâr ederek maddenin kendi kendine var olduğunu ve hareket ettiğini iddia ederek “tabiat dini” denilen bir görüşü müdafaa etmiştir.

Desit olan Voltair‘e göre “dindeki tanrı fikrinden maadâ her şey saçmadır. İsa adlı bir Yahudi’ye bir ihtiyaç yoktur.”(1)

———————

Kadir Mısıroğlu – Tarihten Günümüze Tahrif Hareketleri II,  sh; 215-216

(1) Bu ve  daha  birçok benzer  ifadenin geçtiği ve  Abdullah Cevdet‘in tercüme ettiği “Akl-ı Selim” (Bon sense) adlı  eser Voltair tarafından J.Meslier takma  adıyla yazılmıştır. (İstanbul 1928)

———————

Hazırlayan : Salih Kartal (Ekim 2011)

 

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>