Çocuk Gibi Düşünmeden, “Kaliteli” Çocuk Yetiştiremezsiniz..

Çocuk Gibi Düşünmeden, “Kaliteli” Çocuk Yetiştiremezsiniz..

Son dönemlerde çevremde kişisel eğitim ile ilgilenenlerin olması ve benimde bu alanda birkaç kitap okumuş olmam nedeniyle olsa  gerek, durup dururken aklıma gelen birkaç hususu yazayım istedim..

Artık müsbet fikilere sahip genç nesil biraz daha bilinçleniyor ve gelecek için “kaliteli” insan yetiştirme idealine sahip oluyor. Bunun için elimizdeki en büyük sermaya  çocuklarımız.  Çocuk eğitimi her ne kadar “ben üstesinden gelirim, tek çocuk yetiştiren bizmiyiz”  bakış açısıyla değerlendirilsede aslında  durum o kadar basit  değil..

Buyurun birkaç örnek..  Bu ayrıntıları daha  önce düşünmüşmüydünüz ?

1 – Çocuklara hata yaparlar ve bunu gizlemek isterler. Durumun farkına varan anne  baba ise çocuğu itiraf ettirmek üzere sorgulamaya geçerler.  Sorulan ilk soruya istediği gibi itiraf cevabını alamayan ebeveyn “YALAN SÖYLEME” diye diretir. İşte yanlış ! Yalan söyleme yerine “DOĞRU SÖYLE” demek aynı kapıya çıkıyor gibi görünsede;  Çocuğa yalan söyleme demek onu suçlamak, doğru söyle demekse güzeli telkin etmektir..

2- Çocuklar  dışarıda  yaşıtı arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi, çocukça oyun oynamayı severler. Evden sabah çıkıp akşama  kadar açlığını bile hatırlamadan koşturan çocuklar için bir sınır koymak gerektiğinde  ise  ailelerin aklına nedense hep akşam ezanı gelir..  “Akşam ezanı okunduğunda seni evde istiyorum” diyerek konulan kural, geç vakitlere kadar dışarıda kalmanın önüne geçsede, çocuk aklı ile düşünemediğimiz için atladığımız bir ayrıntı var.  Şöyleki; Oyunun en güzel yerinde, arkadaşıyla geçirdiği vaktin en tatlı anında, eve gitmek istemediği  dakikalarda okunan Ezan-ı Muhammedi çocuk için hiç istenmeyen bir ses gibidir. Hal böyle olunca müezzin efendide, Ezan-ı Muhammedide çocuk için hiçde güzel anıların bulunduğu sayfalardaki yerini almayacaktır.  Uzun yıllar boyunca güzel anları bozan, istenmeyen bir ses olacaktır..

3- Çocuklar için başlatılan bir  tv uygulamasdında, belli bir saatte (sanırım 21:00) ekranın altında “Haydi Çocuklar Uyku Vakti” gibi bir hatırlatma mevcut.  Çocukların erken yatmasını önemsiyor olmak güzel. “Çocuğumun uyku düzeni için erken yatma kuralını koydum” diyen aileler, onun ruhsal durumu hakkında düşünmedikleri birşey var. Erken saatlerde yatağa gönderdiğiniz çocuğun uyumadan önce aklına takılan birkaç soru olabilir.

Ailem beni yanında istemiyormu ?
Ben onlar için kıymetli değilmiyim, benden birşeymi saklıyorlar ?
Onlar için televizyon benden daha mı değerli. ?   vs.

Bu soruların çocuklarınızın aklında dolaşmasını istemiyorsanız çocuğunuzla  beraber yatın.. Eğer bu işlerinizi tamamlamanıza  engel oluyorsa çocuğunuzla beraber yatağa gidin, çocuğunuzu uyutun ve tekrar kalkıp işinize bakın..

Merhum Mahmud Esad Çoşan Hocaefendi öyle yaparmış.. Çocuklar için uyuma vakti geldiğinde  onlarla beraber yatağa gider, onların yanında onlar uyuyana kadar yatar, uyuduğunu görünce kalkar, kitap mutaalası, ibadeti ve diğer işleriyle ondan sonra ilgilenirmiş..

Son olarak bir üniversite hocamın hayatından bir sahne sunayım..  Çok çalışkan ve yaptığı tüm işlerde çok titiz bir hocam birgün şöyle demişti.  ” Arkadaşlar çalışacaksınız.. Bakın ben şu saatte çocuğumu okuldan alıyorum,  eve  gidiyorum, ailemle birlikte yemek yiyiyorum, çocuğumu uyutuyorum tekrar okula geliyorum.. İşim varsa  gece  üçlere  kadar  çalışıyorum koca okulda tek başıma. “ Birgün telefonda  hanımı ve çocuğu ile  konuşmasına  denk geldiğimde, çocuğu ile büyük bir insan gibi konuşup, hitap ve onun söylediklerine  verdiği ciddi cevaplarla  şaşırtmıştı beni. Çocuğuyla vakit geçirmeyi, ailesiyle aynı sofraya oturmayı umursamayan insanlar ise  aynı işleri sabah evden çıkıp, akşam çocukların uyma vaktinden çok sonra eve giderek hallederler..  Aradaki fark ise, yıllar sonra çocuğun “Babam bana bir evlat gibi davranmadı, benimle ilgilenmedi, şefkat göstermedi” sözlerinin meydana  getirdiği tokat etkisiyle anlaşılır..

Çocuk Gibi Düşünmeden, “Kaliteli” Çocuk Yetiştiremezsiniz..

Çocuklarımız  madem bizim geleceğimiz ve  geleceğimizi  daha  iyiye  taşımak istiyoruz, o halde onlara şimdiden büyükmüş gibi davranın.. Çocuklarınıza yapacağınız/koyacağınız  telkin, uyarı, kural ve cezalarda onlar gibi düşünmeye çalışın..  Evrenin en değerli varlıklarını, Allah’ın (cellecelaluhu)  “Yeryüzündeki Halifem” buyurduğu insanları eğitmeyi küçümsemeyin..

Anneler, daha  dikkatli  olun..  Ve tabi ki okuyun…

Saygılarımla
Salih Kartal – 18.04.2012

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>