Bir ilim yolculuğu hikayesi

Bir ilim yolculuğu hikayesi

Endülüslü âlim Baki b. Mahled iki defa batıdan doğuya yaya olarak rıhle yapmış, ilk yürüyüşü on dört, ikincisi ise yirmi yıl devam etmiştir.(1) Zehebî, Siyer-u A’lami’n-Nübelâ adlı eserinde Bakiy b. Mahled’in doğu seyahatinin asıl gayesinin İmam Ahmed b. Hanbel’le karşılaşıp ondan ilim almak olduğunu söyler. Ne var ki Bağdat yakınlarında, İmam’ın ev hapsinde olduğunu öğrenir. Şehirde ilk olarak Yahya b. Maîn’in ders halkasına katılır. Daha sonra çıkıp sora sora Ahmed b. Hanbel’in evine ulaşır. Hadiseyi şu şekilde anlatmaktadır:

Kapısını çaldım, çıkıp açtı. Karşısında duran, tanımadığı adama bir müddet baktı. Bunun üzerine, “Ey Ebû Abdullah! (Ahmed b. Hanbel) (Bu gördüğün adam) yabancıdır. Bu şehre ilk defa geliyor. Hadis talebesidir. Seyahatinin gayesi de sizden hadis dinlemektir.” Bunun üzerine, evin içine geçişte kullanılan koridora girip gözden kaybolmamı söyledi. Daha sonra “Nerelisin?” diye sordu. Endülüslü olduğumu söyleyince, “Ülken gerçekten uzak, senin durumunda olanların ilimle ilgili isteklerini karşılamaya yardımcı olmaktan bana daha hoş gelen bir şey yok. Ne var ki şu an –belki sizin de bilginiz dâhilindedir- büyük bir sıkıntı içerisindeyim.” Ona, durumu bildiğimi, şehre ilk defa geldiğimden kimse tarafından tanınmadığımı, eğer izin verilirse dilenci kıyafetiyle hadis dinlemek için kapıya gelip dilenciler gibi konuşacağımı, kendisinin sadaka verir gibi şu an bulunduğumuz yere çıkıp, bana her gün bir hadis rivayet etmesini, bunun da yeterli olacağını söyledim. Ders halkalarında ve hadis âlimlerinin yanında görülmemem şartıyla teklifimi kabul etti.

Elime bir değnek alır, bezle başımı sarar, kâğıt ve diviti de elbisemin yenine koyar sonra İmam’ın kapısı önüne gelip, bölge dilencilerinin üslubu üzere “el-ecr rahimekümullah” diye bağırırdım. O da çıkar, evin kapısını kapatır iki, üç ya da daha fazla hadis rivayet ederdi. Böylece ondan üç yüz kadar hadis dinledim.(2)

İhsan Şenocak, İslam Medeniyet Tarhinde İlim Yolculukları isimli makaleden.


(1): Fuat Sezgin, Tarihu’t-Türasi’l-Arabî, I, 238; Ebû Ğudde, a.g.e., s. 60.
(2): Ebû Ğudde, a.g.e., s. 50.


 

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>