Bakıpta görmeyenlere

Bakıpta görmeyenlere

Fikir mahrumlarını anlamakta güçlük çekiyorum. Bakan körlere acıyorum..

Geçtiğimiz günlerde bir konuşma metni gönderdi bir kardeşimiz.Bir vehhabi zihniyeti ile münakaşa etmiş olan ehli sünnet bir başka  kardeşimizin karşılıklı konuşması. Kendisi müsait olmadığı için konuşma üzerine iki satır birşeyler yazabilirmisin diye rica etti. Metni okudum  ama  neresinden nasıl cevap vereyim, ayrıca “iki satırla  yetinemem  ben öyle”  deyip ertelemek zorunda kaldım.

Vatandaş, kabir ziyaretini geçtik, kabrin oluşunu bile reddeder olmuş,  şefaate laf etmekten imtina etmez haldeler…(Yazıklar  olsun bu  zihniyete!)

Selefi  olduğunu  iddia eden güruh, binlerce  Hadisi  Şerifi  inkar etmekten çekinmiyorlar. Konuşma  metinlerinde de  rastladığım üzre  kendi  fikirleri ile ilgili bir  kaynak gerekirse  “sahih bir hadis böyle diyor” demekten çekinmiyor,  aleyhine  olanları ise  direkt inkara yelteniyorlar..

E soralım selefi ! zihniyetlere;  “Bizim tek kaynağımız Kur’an’dır”  dediğiniz halde, hiç Kur’an okumuyor  musunuz ?  Yanlızca gözler ile değil, gönüller ile yöneldiğimiz Kur’an’da buyruluruyor ki ;

 

  •    (O gün, kimse şefaat edemez. Ancak Rahman olan Allah’ın izin verdiği ve sözünden hoşlandığı kimse şefaat eder.) [Taha 109]
  •   (Rahman olan Allah’ın nezdinde söz ve izin alanlardan başkası şefaat edemez.) [Meryem 87]
  •    (Allah’ı bırakıp da, taptığı putlar şefaat edemez. Ancak hak dine inanıp ona şahitlik eden kimseler şefaat eder.[Zuhruf 86]
  •   (Onlar, Onun rızasına kavuşmuş olandan başkasına şefaat etmezler.) [Enbiya 28]
  •    (Semâlarda nice melek vardır ki, Allâh’ın dilediği ve razı olduğu için verdiği izin dışında, onların şefaati hiçbir fayda vermez!) [Necm 26]
  •   (Allah’ın izni olmadan kim şefaat edebilir?) [Bakara 255]
  •    (Allah’ın izni olmadan hiç kimse şefaatçi olamaz.) [Yunus 3]
  •   (Bütün şefaatler Allah’ın iznine bağlıdır.) [Zümer 44]

 

Şimdi tekrar soruyoruz müsadenizle.

Siz, bu ayetlere denk gelmediniz mi hiç ?

Burada,  genelinde  bulunan “allahın izni olmayanlar  şefaat  edemez” manasını, “demekki izni olanlar şefaat edebilir” diye  yorumlamaktan acizmisiniz.?

Bir tanesi delil olarak yeterken, benim aktardıklarımdan fazlası bulunan bu ayetler neden yetmiyor size?

Şimdi sormak hakkımız değilmidir, sizin kaynağınız ne?  ( Derdiniz ne? Neyin peşindesiniz? )

Dostlar, en acizimizin dahi dilerse yüzlerce kaynak bulabileceği bir konuda,  ilmi ve uzun bir reddiye yazmak değildir amacım. Bunu bizim hocalarımız, büyüklerimiz yapmıştır zaten. Sadece  Kur’an’ı Kerim’den ayetleri görmeyen gözlere sokmaktı niyetim. Yoksa  Hadis-i Şerif’lerden kaynaklarımız, ayetlerden de daha  fazladır.Hadis-i Şerifleri reddeden körler bakmasada, ibret almak isteyenler hürmetine sayfanın sonun Hadisi Şeriflerden  örnekleri sunuyoruz.

Nasip olursa zaman zaman benzer başlıklı gelecek yazılarda bu şekilde basit  meseleleri bile  göremeyen gözlere, hakikati göstermeye niyetimizi ortaya koyacağız.

Rabbim Tesirli ve faydalı eylesin inşaallah..

Salih Kartal – 09.02.2012

 

Şefaatin Hak olduğuna dair Hadisi Şerifler

Bu  hadisi  şerifler  seçtiğimiz muteber  kaynakların önde gelenleridir. Yoksa  özellikle reddettikleri, İmam Gazali (k.s) gibi büyüklerin kitaplarından  alıntı yapacak olsak, yeni bir kitap yazmak lazım gelebilirdi.. (Kulakları çınlasın bunların tamamına  uydurma diyen, bakan körlerin, duyan sağırların, yaşayan kalpsizlerin..)

  • (İsra suresinin (yakında Rabbin sana makamı mahmudu verecektir) [mealindeki] âyet-i kerimedeki “Makamı mahmud” bana verilecek şefaat hakkıdır.) Tirmizi
  • (Ahirette ilk şefaat eden ve şefaati kabul olan ben olacağım.) İbni Mace
  • (Kıyamet günü en önce ben şefaat edeceğim.) Buhari,Müslim
  • (İmanla ölen herkese şefaat edeceğim.) Buhari,Müslim
  • (Her Peygamberin, müstecab [kabul olan] bir duası vardır. Ben duamı, ümmetime şefaat etmek için ahirete sakladım.) Buhari
  • (Ümmetimin yarısının Cennete girmesi ile şefaat etmem arasında serbest bırakıldım. Şefaat etmeyi seçtim. Çünkü şefaatimle daha çok kimse Cennete girer.) İbni Mace
  • (Ümmetimden büyük günah işleyenlere şefaat edeceğim.)  İmam-ı Ahmed, Nesai, Tirmizi, Ebu Davud
  •  (Nefslerine aldananlara şefaat edeceğim.)  Deylemi
  • (Kıyamette, kum sayısından daha çok kimseye şefaat ederim.) Taberani
  •  (Eshabımı kötüleyenden başka, herkese şefaat edeceğim.) Buhari
  • (Kabrimi ziyaret edene şefaatim vacip oldu.) Buhari, Müslim
  • (Kabrimi ziyaret edenin şefaatçisiyim.) Taberani
  • (Sırf beni ziyaret için gelen, Allah’ın izniyle şefaatime kavuşur.) Müslim
  • (Medine’de ölenlere şefaat ederim.) Tirmizi
  • (Medine’nin sıkıntılarına katlanana, şefaat ederim.) Müslim
  • (Şefaatime en layık olan, bana en çok salevat okuyandır.) Tirmizi
  • (Cuma günü ve gecesi çok salevat getirene şefaat ederim.) Beyheki
  • (Ümmetimden geri kalan olur korkusu ile Cennete girdiğim halde tahtıma oturmam. Allahü teâlâya, “Ya Rabbi ümmetim ümmetim” derim. Rabbim “Ümmetine ne yapmamı istiyorsun?” buyurur. Ben de “Ya Rabbi onların hesaplarını çabuk gör, sıkıntıdan kurtulsunlar” derim. Cehennemliklerin listesi bana verilir. Onlara şefaat ederim. Hatta Cehennem hazini Malik “Ümmetinden cezalanacak kimse bırakmadın” der.) Beyheki, Taberani

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>