Alev Alatlı – Yaşasın Ölüm! – Viva la Muerte!

Alev Alatlı – Yaşasın Ölüm! – Viva la Muerte!

Alev Alatlı.

Daha önce çeşitli meselelere dair tespitleri ve katıldığı programlarda sunduğu bakış açıları ‘sıradanlık‘tan uzak olduğu için epey zamandır ‘okunacaklar’ arasında yerini almış bir yazar.

Bu zamana kadar ertelemiş olmamda kitaplarının üzerinde “roman” yazıyor olmasının etkisi çok büyük.Ancak itiraf edeyim; büyük yanılgı.

Kitap: “Azgın iştahların beslediği cehaleti şehvetle bağrına basan Türkiye Toplumunun kıydığı bir aydının, Günay Rodoplu‘nun öyküsü” diyerek tanıtıyor kendisini..

Viva la MuerteKitabı elime aldığım ilk günden son son sayfasını okuyup kapattığım zamana kadar -bu ifadenin ne anlattığını anlayabilmek adına- defalarca okuduğum bir cümle. Okumada aldığım belirli mesafelerde tekrar bakıp tam olarak ne anlatılmak istendiğini anlamaya çalıştım. (Kitabın sonuna gelmeden de tam olarak ne anladığımı söylemek doğru olmayacak sanırım)

Türkiye’nin problemlerine kafa yoran bir aydının, bildiklerinin ızdırabını çeken, hakkını vermeye çalışan bir vatandaşın, bilmenin sorumluluğu ile sefa sürmenin yan yana olmasındaki abesliği fark etmiş bir yazarın, halktan birinin, sevdiği adam üzerinden  topluma yardım etmek isteyen bir kadının hikayesi.

Kitapta serüven yok, macera yok, entrika yok.. (Büyük yanılgı diye ifade edişim bundandır.) Farklı çevrelerden insanlarla münasebet  ve münasebetler çerçevesinde gelişen diyaloglar ile ülkenin problemleri anlatılıyor.

Ben kitabın, farklı meselelere dair makaleler vücuda getirmek isteyen bir yazarın, bunları bir kitapta, diyaloglar vesilesi ile anlatmak yolunu seçmiş olarak değerlendirilebileceği kanaatindeyim. Öyle ki, ekonomiden siyasete, dinden felsefeye, çevre/imar problemlerinden, “malumat” problemlerine, moderniteden, batılılaşmaya kadar her konuda doyurucu diyaloglar içeriyor..

Son derece “ileri” ile, memleket çalkantılarında çok acı çekmiş bir “geri”nin  münasebeti üzerinde dönüyor ilk kitabın hikayesi; Şafak Özden ile Günay Rodoplu. Menfaatleri için kullanılabilecek en faydalı aracı, bir aydını “kullanıyor” Şafak Özden. 

Şafak Özden karakteri üzerinden ezilmiş bir “doğulu” analizi yapılırken, Diana Pavloviç ile batılı analizlerine girişiliyor. (Diana önemli bir karakter. İkinci kitap Diana ve eşi Prof. David Pavloviç‘in türkiye macerası üzerinden veriyor tüm mesajları)

Geçmişe ve günümüze dair ‘malumat’tan sıyrılıp ‘bilgi’ye geçiş yapmak  adına, bakış açısı adına, fikir adına, kıymetli bir yazar, kıymetli bir Beşli..  Bu kitapsa beşlinin ilki.

 

Salih Kartal
Şubat 2014 
Çankaya – Ankara

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>